Uğur Kantar'ın İşkencecilerinin İddianamesi Hazır
"Disko"da gördüğü işkence sonucu ölen er Uğur Kantar'a işkence yapan ve işkenceye göz yuman beş asker ile cezaevi müdürü hakkında iddianame 19 Ekim 2011 tarihinde hazırlandı. İddianamede Genelkurmay'ın aksine Kantar'ın işkence ile öldürüldüğü ifade edildi.
Girne - İstanbul - BİA Haber Merkezi
20 Ekim 2011, Perşembe
Kuzey Kıbrıs'ta askerlik yaparken disiplin koğuşunda maruz kaldığı yoğun işkence sonucu hayatını kaybeden Uğur Kantar'ın ölümüne sebebiyet vermekle suçlanan ikisi tutuklu beş şüpheli asker ve Cezaevi Müdürü Kıdemli Üstçavuş Ayhan Şentürk'le ilgili iddianame hazırlandı.
Askeri savcılık tarafından hazırlanan iddianameyi kabul eden Girne Askeri Mahkemesi, duruşma tarihini 18 Kasım 2011 olarak belirledi.
"Ağırlaştırılmış işkence suçu işlediler"
Genelkurmay Başkanlığı tarafından Uğur Kantar'ın sara hastalığı nedeniyle fenalaştığının iddia edilmesine karşın, askeri savcılık tarafından hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede, Uğur Kantar'ın piyade er Ayhan Arslan ve piyade çavuş Fırat Keser tarafından uygulanan yoğun fiziki şiddetin yanı sıra, susuz bırakıldığı ve güneşte tutulduğu için öldüğü ifade edildi.
Arslan ve Keser'in "Kantar'a yönelik olarak birçok kez şiddet uygulamak, su ve tuvalet ihtiyaçlarını karşılamasına izin vermemek, özellikle 25 Temmuz 2011'de 11.00-13.00 saatleri arasında bilincini kaybedecek şekilde uzun süre fiziksel şiddet uygulamak, bilincini kaybettikten sonra da güneş altında kelepçeli olarak bekletmek, bu aşamada da şiddet uygulamaya devam etmek, mağduru teslim almaya gelen personele mağdurun numara yaptığını beyan ederek ve yanlış bilgi vererek tıbbi müdahalenin yapılmasına engel olmaya çalışarak ağırlaştırılmış işkence suçu işledikleri" iddia edildi.
Üç asker işkenceye göz yumdu
İddianamede ayrıca piyade er Süleyman Özdoğan, piyade er Özkan Belmen ve piyade onbaşı Ahmet Yurdusevdi'nin de görevi kötüye kullandığı iddia edildi.
Söz konusu askerlerin 18-25 Temmuz tarihleri arasında mağdur Uğur Kantar'ın su ve tuvalet ihtiyacını gidermesine izin vermedikleri, Kantar'ı "sorun çıkarttığı" gerekçesiyle birçok kez şüpheliler Ayhan Arslan ve Fırat Keser'e götürdükleri, Keser ve Arslan'ın uyguladığı işkencelere müdahale etmedikleri, duruma seyirci kalarak cezaevi müdürüne bildirmedikleri için görevlerini kötüye kullandıkları iddia edildi.
Cezaevi müdürü de iddianamede
Cezaevi müdürü kıdemli üstçavuş Ayhan Şentürk de görevine yeterli zamanı ayırmadığı, gardiyan er ve erbaşların üzerinde denetim görevini yerine getirmediği, özellikle Uğur Kantar'ın soruşturma konusu eylemlere maruz kaldığı dönemde disiplin cezaevine nadiren uğradığı ve bu sayede gardiyanların başına buyruk davranmasına ortam sağladığı iddia edilerek görevi kötüye kullandığı iddia edildi.
"Dava sivil mahkemeye gidebilir"
İddianameyi bianet'e değerlendiren Kantar ailesinin avukatlarından Teoman Özkan, iddianamenin suçun tanımı açısından taleplerini karşıladığını söyledi.
Bu çerçevede iddianamenin sevindirici olduğunu söyleyen Özkan, sadece beş asker ve cezaevi müdürünün suçlanmasını ise yetersiz bulduğunu ve cezaevi müdüründen sorumlu olan üstlerinin de yargılanması gerektiğini ifade etti. (EKN)
Enis Tayman'ın Radikal Gazetesi'ndeki haberine bu bağlantıdan da ulaşabilirsiniz.
İSTANBUL- Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Askeri Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede yedi asker suçlandı. İki askerin ağırlaştırılmış işkenceyle suçlandığı iddianameyi kabul eden Askeri Mahkeme, duruşma tarihini ise 18 Kasım 2011 olarak belirledi.
Askeri Savcılık iddianamesinde Disko tabir edilen disiplin koğuşunda işkenceye maruz kalanın yalnızca ölen asker Uğur Kantar’la sınırlı olmadığı ortaya çıktı. İddianame toplam 19 askerin de çeşitli kereler kötü muameleye maruz kaldığını gösterdi. Sanık askerler arasındaki tek rütbe sahibi Cezaevi Müdürü Astsubay Kıdemli Üstçavuş Ayhan Şentürk oldu. Şentürk ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmaktan suçlandı.
Duruşmaya müdahil olarak katılmaya hazırlanan Çağdaş Hukukçular Derneği avukatlarından Teoman Özkan, suçun yüksek kademelere kadar uzandığını öne sürerek, “Cezaevi müdürünün üstlerinin de olayda ihmali olduğunu düşünüyoruz” dedi. Avukat Özkan, Askeri Ceza Kanunu’nda ‘işkence’ suçu olmadığını, işkence suçlamasına da büyük ihtimalle “görevsizlik” kararı uygulancağını anlattı. Özkan “Dava sivil mahkemeye gidebilir” dedi.
No comments:
Post a Comment