Pages

Tolstoy said...

"Continental powers without a murmur submitted to the introduction of a military service, that is, to the slavery, which for the degree of degradation and loss of will cannot be compared with any of the ancient conditions of slavery". - Leo Tolstoy (Patriotism and Government, 1905)
Showing posts with label soldier. Show all posts
Showing posts with label soldier. Show all posts

Saturday, December 1, 2012

Er Tanık'ı ihmal mi öldürdü?


Psikiyatrik bozukluğu olan jandarma er Tanık'ın, kırmızı reçeteli ilaç kullanmasına rağmen silahlı nöbete gönderildiği ortaya çıktı.

Radikal Gazetesi - Enis Tayman enis.tayman(at)radikal.com.tr

01/12/2012

.
Er Tanık'ı ihmal mi öldürdü?









Kahramanmaraş’ın Andırın İlçe Jandarma Komutanlığı’nda vatani görevini yapan jandarma er Emre Tanık, 26 Kasım’da gece nöbetinde iddiaya göre G-3 piyade tüfeğini çene altına dayayıp intihar etti. ABD vatandaşı da olan Tanık, hayatını kaybederken intiharı soru işaretlerini de beraberinde getirdi.Radikal ’e konuşan er Emre Tanık’ın ailesi, şüpheler kadar, Türk Silahlı Kuvvetleri ’nin de büyük ihmali olduğunu öne sürdü. 

‘Kırmızı reçetli ilaç verildi’
Kardeşinin acemi birliğinde kollarındaki çizikler nedeniyle refüze edildiğini belirten ağabey Şakir Tanık, “ Psikiyatrik bozukluk olduğu için hastanede kardeşine kırmızı reçeteli ilaç verdiler. Annem ‘bu askerimiz depresyonda, kendisini yakacak başkalarını da yakacak’ deyince hastane başhekimi ‘bizim yapacak şeyimiz yok’ dedi” diye konuştu. 
‘Silah alamaz raporu vardı’ 
Er Emre Tanık’ın asker olmadan önce de silah almak üzere Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne başvurduğunu ancak “Kendisine ‘silah alamaz ’ heyet raporu verdiliğini ifade eden ağabey Şakir Tanık şunları anlattı: “Kardeşim ruhsal durumunda sorunlar olduğuna dair bilgileri gizlemeye çalışsa bile fark edilebilirdi. Zaten durumunun silah almaya uygun değil. Kardeşime acemi birliğinde reçeteli ilaç yazıldığı sırada doktor doğru dürüst muayene etmemiş. Kahramanmaraş’ta ise reçeteli ilaç almaya giderken yanına refakatçi verilmemiş.” 
İntihardan sonra Emre’nin bölük komutanının kendisini aradığını ifade eden Şakir Tanık, “Komutan Emre’nin ‘Ben de diğer askerler gibi olmak istiyorum’ dediğini anlattı. Peki ama bu durumda bile nöbet tutulması gerekiyorsa niye silah verdiler kardeşime? İhmallerin ardı arkası yok” diye konuştu. Ağabey Tanık kardeşinin birliğinde de üst devre askerler tarafından dövüldüğüne dair şikayette bulunduğunu da söyledi. 

‘Birdaha çarşıya çıkamadı’
Bu olaydan iki gün sonra Cumartesi günü Emre’nin Kahramanmaraş’ta hastaneye sevki çıktığını belirten ağabey Tanık, “Yeniden kırmızı reçeteli ilaç yazılmış. O arada kardeşimle internetten konuştum. Gözü mordu. Yüzünde çizikler vardı. ‘Ne oldu’ deyince ‘Kavga ettik. Suçum yok, tekmelerle vurdular’ dedi. Sonra ‘otobüsü kaçırmayayım’ dedi bölüğüne gitti. Ertesi gün de çarşı izni vardı. ‘Yarın yine konuşuruz’ dedi. Ancak Pazar günü çarşı iznine çıkamadı. Sonra da ölüm haberi geldi” diye konuştu. 
Öte yandan Emer Tanık’a ölümünden sonra yapılan Otopsi Raporu’nda da kollarında çeşitli kesik ve çiziklere rastlandığı kayıtlara geçti. Raporda, bu izlerin “Psikopatik kesi” olduğu belirtildi. Böylece Emre Tanık’ın ailesinin Manisa’daki askeri hastane yetkililerini inandıramadıkları “psikiyatrik sorun” otopsi raporuyla da bir kez daha belgelenmiş oldu. 
Soruşturma açılmalı 
Asker Hakları Platformu’ndan avukat Mehmet Bozkır, “ Psikiyatrik sorunu olduğu öğrenilmişse Rehberlik Danışma Merkezi’ne gönderiliyor. Genel bir tehlike arz ettikleri için silah verilmiyor. İlaç kullandığı öğrenilinece silahının alınması gerekiyordu. Bu olayın kesinlikle soruşturuluması gerekiyor” diye konuştu. 
‘İntihar önlenebilir’ 
Psikiyatrist Doç. Dr. Armağan Samancı ise “Bu kadar büyük bir asker grubunun içinde sıkıntıları tespit kolay değil. Bu gençlerin arasında askerlik yapmak istemeyen ya da bir an önce kurtulmak isteyenler de var. Psikiyatrik teşhisi kolayca konulan vakalar değildir. Bir de böyle belirsizlik eklenebiliyor. Bazen vakalar gözden kaçabiliyor. Geçmişten gelen problemler dolayısıyla intihara eğilimli olan bir grup bunu askerlik sırasında gerçekleştirebilir. Ama bireyin intihar risk değerlendirmesi, bu riskleri azaltabilir” dedi.


Türkiye mahkum olmuştu
Emre Tanık’ın başından geçenlere benzeyen bir olay 2004’te de yaşandı. İnsan Hakları Ortak Platformu raporuna da giren olay şöyle gelişti: Mustafa Metin, askerlik yükümlülüğünü yerine getirirken psikolojik rahatsızlıklar geçirdi ve üç kez hastaneye kaldırdı. Her defasında birliğine geri dönen Metin, birliğinde asılmış halde bulundu. Bir ihbar üzerine ailesi gerçeği araştırdı. Sonuç alamayınca dosyayı AİHM’e taşıdı. Dosyayı inceleyen AİHM, devletin sorumluluğuna dikkat çekip Türkiye’yi tazminata mahkûm etti. 


İntiharlar, şehit sayısını geçti

TBMM İnsan Hakları Komisyonu gündemine de giren asker intiharları konusunda rakamlar son derece çarpıcı. Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün’in verdiği rakamlara göre son 2.5 yılda 175 er ve erbaş, son 10 yılda ise toplam 934 erbaş ve er intihar etti. Oysa yine Üstün’ün veridiği rakamlara göre aynı dönemde iç güvenlik olaylarında 233, son 10 yılda ise 818 asker şehit oldu. Yani, intihar sayısı şehit sayısı geçti. Askerlikle ilgili hak ihleleri şikâyetleri de artıyor.

Tuesday, April 24, 2012

Militarism!

This is militarism!

Sevag Taksim’de Anıldı

 
Sevag Taksim’de Anıldı
21/04/2012
Zorunlu askerlik yaparken 24 Nisan 2011′de er Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Balıkçı, Taksim’de düzenlenen yürüyüşte “Hepimiz Sevagız hepimiz Ermeniyiz” sloganlarıyla anıldı.
Ermeni soykırımının 96. yıldönümünde, 24 Nisan 2011′de zorunlu askerlik yaparken, er Kıvanç Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Sevag Şahin Balıkçı, bugün Taksim’de düzenlenen yürüyüşle anıldı.

Tuesday, February 7, 2012

2012 yılındaki 11. asker intiharı!

Asteğmen terhisine 1 ay kala intihar etti


Türkiye Cumhuriyeti, "zorunlu askerlik hizmeti" adı altında genç erkek bireylerini yokoluşa sürüklemeye ve istemli veya istem dışı olarak katletmeye 2012 yılında tam gaz devam ediyor. Asker Hakları sitesinde yer alan habere göre insan hakları savunucularının bilgisine ulaşabildiği 11. asker intiharı geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Bu intihar 2012 yılında basına yansıyan 10. asker intiharıydı. 

Samsun Asker Hastanesi’nde vatani görevini yapan tabip asteğmen, terhisine 1 ay kala intihar etti.

Saturday, December 31, 2011

'Kardeşimin katili bulunsun'


Yüksekova'da silah kazasıyla öldüğü açıklanan iki erden Ahmet Sezgin'in ailesi isyanda: Kürtleri istemiyorlarsa askere çağırmasınlar!

'Kardeşimin katili bulunsun'
Yusuf Sezgin (ortada deri ceketli) kardeşinin ölümüne tepkili



AYDIN - Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde vatani görevini yapan ve silah kazası sonucu hayatını kaybeden er Ahmet Sezgin’in ailesi, olayın kaza olmadığını iddia etti. Ağabey Yusuf Sezgin, "Çok öfkeliyiz. Ölümünden şüpheliyiz. Kardeşimizi vurdular. Yetkililer olayla ilgili bize detaylı açıklamada bulunsun" dedi.

Hakkari'de iki askerin şüpheli ölümü

Hakkari'nin Yüksekova İlçesi'nde görev yapan iki asker, iddiaya göre kaza kurşunuyla birbirlerini vurarak öldürdü.

Hakkari'de iki askerin şüpheli ölümü
Yaşamını yitiren askerlerden Ahmet sezgin’in Aydın’ın Nazilli İlçesi’nde oturan ailesi, çocuklarının ölüm haberiyle yıkıldı. Baba Abdurrahman Sezgin, askeri yetkililerden oğlunun ölümüyle ilgili yeterli bilgi alamamaktan yakındı.

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi 34’üncü Piyade Tugay Komutanlığı’nda görev yapan  21 yaşındaki er Ahmet Sezgin ve ismi henüz öğrenilemeyen bir askerin birbirlerini vurarak öldükleri iddia edildi. Askerin cenazeleri, otopsi yapılmak üzere öğle saatlerinde Malatya Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Yetkililer, iki askerin kaza sonucu hayatlarını kaybettiğini belirtirken, savcılık konu ile ilgili soruşturma başlattı.

35 gün sonra terhis olacaktı
Terhisine 35 gün kalan er Ahmet Sezgin’in ölüm haberi, Aydın’ın Nazilli İlçesi’ndeki, Prof. Muammer Aksoy Mahallesi, 1211 Sokak’ta oturan Sezgin Ailesi, terhisine 35 gün kalan Ahmet Sezgin’in ölüm haberiyle yıkıldı. Askeri yetkililerden saat 15.00 sıralarında acı haberi alarak yıkılan aile, olayın nasıl olduğu konusunda yeterli bilgi verilmemesine tepki gösterdi.

Baba Sezgin: Kafamız çok karışık
Aslen Batmanlı olan ve 2’si kız toplam 8 çocuğu bulunan 57 yaşındaki Abdurrahman Sezgin, "Kafamız çok karışık. Olayın nasıl gerçekleştiğini bilmek istiyoruz" derken, acılı anne 46 yaşındaki Güler Sezgin ağıtlar yaktı. Yakınları terhisine 35 gün kalan Ahmet Sezgin’in birkaç gün önce ailesini arayarak dönüş için uçak biletini dahi aldığını söylediği öğrenildi. Sezgin’in cenazesi yarın Nazilli’ye getirilecek. (DHA)




Thursday, December 29, 2011

"Our New-Born Babies did not Wear Uniforms"

The fourth hearing of the "Everybody is born as a baby" trial against Savda, Aydemir and Atak, supporters of conscientious objector Aydemir, was held on 14 December. The defendants' request to consult a gynaecologist on the topic was dismissed.
Ekin KARACA, Eskişehir - BİA News Center, 16 December 2011, Friday
 
Defendants Ahmet Aydemir, father of Enver Aydemir, lawyer Davut Erkan, Halil Savda and Mehmet Atak stand accused of "alienating the public from military service" pursuant to Article 318 of the Turkish Criminal Law (TCK). They are being prosecuted on the grounds of a press release issued on 21 January 2011 in support of conscientious objector Enver Aydemir subsequent to one of his hearings.
The sentence "Everybody is born as a baby, nobody is born as a soldier" was part of the press release and is the bone of contention of the trial.

Monday, December 19, 2011

Asker Mektubu - Gündüz Vassaf

Thursday, June 17, 2010

A Documentary

I just got to know about a documentary movie on the great dilemma of Turkish military and the compulsory military service imposed on gays in Turkey. It is worth watching...

The documentary gives us a precise overview on the trilemma of being rotten, soldier or objector.

Thank you Aydın Oztek for your work...

TRILEMMA: ROTTEN, SOLDIER, OBJECTOR.

A documentary from Turkey examining how gays and the powerful Turkish military view each other in a complex and changing society in which military service is considered a rite of passage for every man

The Turkish army regards gays as sick or diseased and issue medical exemption reports to gays known as “rotten” reports. Gays have to decide whether to try to get such a report, do their military service, or become conscientious objectors. None of these is an easy choice…

---

Yönetmen - Senaryo - Kurgu:
Director - Screenplay - Editing:
AYDIN ÖZTEK

Görüntü Yönetmeni:
Director of photography:
ÖVÜNÇ ANĞUN

Proje Danışmanı:
Project consultant:
MEHMET TARHAN

Martin Luther King said...

“Our only hope today lies in our ability to recapture the revolutionary spirit and go into a sometimes hostile world declaring eternal hostility to poverty, racism, and militarism.” - Martin Luther King