Ezgi Başaran, Radikal, 12/01/2012
Hakan dün bir karakola teslim oldu. Askerlik yaparken aldığı iznini 8
gün uzattığı için 6 ay 20 gün hapis yatacak. Düşünebiliyor musunuz?
Dün bir karakola teslim oldu.
Biz ona Hakan diyelim, siz 30’lu yaşlarında biri olduğunu bilin.
3 yıl önce Hakkâri Yüksekova’da askerliğini yapıyordu.
İzne ayrıldı, memleketin kıyı şeridindeki şehrine döndü.
Âşık olduğu kadın, ailesinin kavgalı olduğu bir başka aileden geliyordu. Sorunların bini bir para.
İlişkileri ortaya çıkınca sevgilisinin ailesi onu alelacele evlendirme kararı almıştı.
Hakan da izni süresince hayatının bu büyük engelini aşmak için çeşitli uğraşlar verdi. Tabii vakit yetmedi.
Komutanını aradı, iznini uzatmak istediğini söyledi. Kabul edilmedi.
Fakat Hakan da önceliklerini kafasında tarttı ve 10 günlük iznini 18
güne uzattı.
***
18. gün teslim oldu. Önce Elazığ Askeri Cezaevi’nde 15 gün yattı.
Oradan Van Askeri Cezaevi’ne sevk edildi. 15 günü de orada, yataksız
yorgansız bir hücrede geçti.
1 ay sonunda Yüksekova’daki birliğine döndü ve askerliğinin kalan
kısmını sorunsuz bir şekilde tamamladı. Tabii gördüğü kötü muameleyi,
işittiği lafları saymazsak.
Şimdi diyebilirsiniz ki… “Ordunun kuralları var, 10 günlük izni 18
güne tamam ettiyse cezasını çeker. O askeri cezaevlerine düşmesi
doğaldır.” Böyle diyenleriniz çıkacaktır.
İçime sinmese de peki diyeyim.
***
Ona peki de bu nedir?
Dört ay önce, Hakan hayatına kaldığı yerden devam ederken, sivil sivil, yani o öyle sanırken…
Arkasında bir sistem, asla nefes aldırmayan bir saat gibi çalışmaya devam ediyordu.
O saat, postacı marifetiyle kapısında belirdi: Van Askeri Cezaevi’nden bir tebligat.
İzne tecavüz ve firar suçları nedeniyle 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldığı haberini verdi o kâğıt.
Hakan, mahkeme yüzü görmeden, meramını anlatamadan, suçunu dahi bilmeden suçlanmış, üstüne bir de cezası kesilmişti.
1 yıldan az suçların 5 yıl ertelenmesi kuralı Hakan için geçerli olmaz.
Başbakanlık İletişim Merkezi’ne ne yapması gerektiğini anlamak adına
başvuruda bulunur. Bir hâkim albay kaşeli cevaba göre yapacak bir şey
yoktur.
***
Hakan dün bir karakola teslim oldu. Askerlik yaparken aldığı iznini 8
gün uzattığı için 6 ay 20 gün hapis yatacak. Düşünebiliyor musunuz?
Asker Hakları İnisiyatifi, Hakan’ın durumunda birçok gencin olduğunu söylüyor.
Artık onlar için yapılacak ne var bilmiyorum. Zaten konu sadece Hakan değil.
Konu, sivillikten ne anladığımız. İnsanları (parası yetmeyenleri
diyeyim) işlerinden, aşklarından, hayatlarından koparıp zorla askere
alıyorsunuz. Sizin koyduğunuz rijit kurallardan en küçük sapmada fahiş
yöntemlerle cezalandırıyorsunuz.
Konu, insanları sadece askerlikten değil vatandaşlıktan soğutmak.
Hakan şöyle diyordu en son: “Valla kesin karar verdim, evladım olursa
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamasına uğraşacağım. Turist olarak bir
memlekete gittiğimizde çocuğumuzu orada dünyaya getireceğiz.”
Ondan sonra ‘peygamber ocağı, vicdani ret bize uymaz’ filan.
O uymaz, travmatik erkek taburları uyar.
NOT: www.askerhaklari.com adresine girin, haklarınızı öğrenin.
Tolstoy said...
"Continental powers without a murmur submitted to the introduction of a military service, that is, to the slavery, which for the degree of degradation and loss of will cannot be compared with any of the ancient conditions of slavery". - Leo Tolstoy (Patriotism and Government, 1905)
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment