Basın Açıklaması - 19/12/2011
“Türkiye vicdani ret hakkına hâlâ saygı duymuyor”
Türkiye, 28 Kasım ila 2 Aralık tarihleri arasında Avrupa Konseyi’nde
düzenlenen Bakanlar Komitesi’nin son insan hakları toplantısında,
vicdani retçilerin haklarına dair 2006’da verilen Avrupa Mahkemesi
kararını uygulama konusunda talep edilen gelişme raporunu sunma
konusunda başarısız oldu.
Son dönemde, çeşitli devlet bakanları zorunlu askerlik hizmetine dair
yenilikler konusunda halka açıklamalar yaptı. Fakat bu açıklamalar
yeniliklerin vicdani ret hakkını tanıyan yasal hükümleri kapsamayacak
nitelikte olduğunun da sinyallerini veriyor.
2006’daki Ülke Türkiye’ye Karşı davasında, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi, Ülke’nin defalarca kovuşturmaya tabi tutulup ardından
bir vicdani retçi ve inançları dolayısıyla pasifist olduğu için zorunlu
askerlik yapmayı reddetmesi üzerine mahkum edilmesinin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’nin 3.maddesini (insanlık dışı veya küçültücü muamele
ya da ceza) ihlal ettiğine hükmetmiştir.
Türkiye, taraf olduğu birçok uluslararası insan hakları belgesinde de
yazdığı gibi, vicdani sebepler yüzünden zorunlu askerlik yapmayı
reddedenlerin haklarını ihlal etme konusunda uzun bir geçmişe sahip.
Uluslararası Af Örgütü Türkiyeli yetkililere bu hakkın tamamen
tanınması ve gecikmeden uygulanmasını güvence altına alınması konusunda
çağrıda bulunuyor.
23 Kasım 2011’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, vicdani ret hakkını
kullandığı için yetkililer tarafından hakkında defalarca kovuşturma
açılan vicdani retçi ve Yehova Şahidi olan Yunus Erçep’in davasında
Türkiye’nin aleyhine karar verdi. Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’nin 3.maddesi uyarınca Yunus Erçep’in düşünce, vicdan
ve din özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti.
Uluslararası Af Örgütü üyeleri ve destekçileri Aralık başında 70
ülkede bir araya gelerek Türkiyeli yetkililerden vicdani retçilerin
hapse atılmasını durdurmasını ve vicdani retçiler için Avrupa ve
uluslararası standartlarda alternatif bir hizmet sunmasını talep etti.
Vicdani retçi olan Halil Savda aynı zamanda bir insan hakları
savunucusu. Savda şu anda vicdani retçilere desteğini özgürce ettiği
için mahkumiyet riski ile karşı karşıya. 2004’ten beri askerlik
hizmetini yapmayı reddettiği için birçok defa tutuklandı ve bu zaman
zarfında toplam 17 ay tutuklu kaldı. Halil Savda zorunlu askerlik
hizmetine karşı makaleler yazdı, çeşitli gazetelere röportajlar verdi,
gösteri ve toplantılarda konuşmalar yaptı. Ayrıca Türkiye’deki Savaş
Karşıtları adlı sitenin de kayıtlı sahibi.
Bu faaliyetlerinden dolayı Türk Ceza Kanunu’nun “halkı askerlikten
soğutmayı” suç sayan 318. maddesi kapsamında üç ayrı davayla karşı
karşıya. 2008’de Halil Savda “çürük” raporu aldı, dolayısıyla bir daha
askere çağırılmayacak. Ancak, yakın zamanda barışçıl eylemleri sebebiyle
100 gün hapis cezası aldı ve her an hapse girme riskiyle karşı karşıya.
Halil Savda Uluslararası Af Örgütü’ne, 2007'de tutuklu olduğu sırada
dört yetkili tarafından tekmelenerek ve dövülerek kötü muameleye maruz
kaldığını, kirli bir çaputun ağzına sokulduğunu, üç gün boyunca sandalye
ve yatağın olmadığı bir odada çıplak bırakıldığını ve battaniye olmadan
beton zeminde uyumaya zorlandığını söyledi. Bu olaylar hiçbir zaman
uygun bir şekilde araştırılmadı.
Türkiye, Avrupa Konseyi’nde olup vicdani ret hakkını tanımayan iki
ülkeden biri, diğeri ise Azerbaycan. Türkiye’de askerlik hizmetine
herhangi bir sivil alternatif mevcut değil ve vicdani retçilere dava
açılmaya devam ediliyor. Vicdani retçiler çoğunlukla askerlik
hizmetlerini her reddedişlerinde mahkum ediliyorlar ve serbest
bırakıldıklarında tekrar askere çağırılıyorlar.
Arka plan
Ülke Türkiye’ye Karşı ( Başvuru no. 39437/98)
Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ülke’nin defalarca
kovuşturmaya tabi tutulup ardından bir vicdani retçi ve inançları
dolayısıyla pasifist olduğu için zorunlu askerlik yapmayı reddetmesi
üzerine mahkum edilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin
3.maddesini (insanlık dışı veya küçültücü muamele ya da ceza) ihlal
ettiğine hükmetmiştir.
Mahkeme, vicdani ya da dini sebeplerden dolayı askerlik hizmetini
yerine getirmeyi reddedenler için yaptırım uygulayan Türkiye yasasında
belirgin hiçbir kanuni hüküm olmadığından dolayı var olan yasal
çerçevenin yetersiz olduğunu ve üstünün emirlerine uymayı reddedenler
için geçerli olan Askeri Ceza Kanunu’ndaki yaptırımların konuyla ilgili
uygulanabilir tek kanun olduğu kararına vardı;
Erçep Türkiye’ye Karşı (Başvuru No. 43965/04)
Mahkeme, Yüce Divan’ın geçen yıl Bayatyan Ermenistan’a Karşı
davasında verdiği karar doğrultusunda, Yehova Şahidi vicdani retçi
davasında Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesini
ihlal ettiğine hükmetti.
Mahkeme, Erçep’in reddinin askerlik hizmetini gerçekleştirme
yükümlülüğü ile ciddi ve aşılmaz çelişkiler içinde olduğunu ve samimi
dini inançlara dayandığı kararına vardı.
No comments:
Post a Comment