Askerler de insandır.
Zorla askerlik hizmeti yapmak için orduya katılmak zorunda bırakılmış olsalar da... İnsanlık onuru ve insan haklarına sahip olmalıdırlar. Ne yazıkki zorla silah verilerek komuta altına alınan kişilere her türlü kötü muamele ve işkence ve hatta yargısız hapis ve infaz gibi cezalar Türk Silahlı Kuvvetleri tarafında her gün rutin olarak yapılmaktadır.
Bu deneyimler ne mutlu ki artık paylaşılabiliyor. "Askerler Anlatıyor" bu paylaşımların yapıldığı bir başka internet sitesi... Umarız ileride bu suçları işleyenler hakkettikleri cezalarla karşılaşır. Hepsinden önemlisi zorunlu askerlik hizmeti işkencesi sona erer!
Tolstoy said...
"Continental powers without a murmur submitted to the introduction of a military service, that is, to the slavery, which for the degree of degradation and loss of will cannot be compared with any of the ancient conditions of slavery". - Leo Tolstoy (Patriotism and Government, 1905)
Tuesday, January 17, 2012
Yılın İlk Üç Gününde Dört Şüpheli Asker Ölümü
Son üç günde Çanakkale, Antep, Elazığ ve Kastamonu'dan dört şüpheli asker ölümü haberi gelirken, ölen askerlerin aileleri oğullarının intihar ettiğine inanmıyor.
Ekin KARACA - 03/01/2012
Çanakkale - Elazığ - Kastamonu - Antep - BİA Haber Merkezi
2012 şüpheli asker ölümleriyle birlikte başladı. Yılbaşı gecesi Antep'te askerlik yapan Semih Çiftçi ile Elazığ'da askerlik yapan Lütfü Esmer'in şüpheli ölümlerinin ardından 22 yaşındaki Doğukan Kahyaoğlu'nun da Kastamonu'da intihar ettiği ileri sürüldü.
Son üç günde dördüncü asker intiharı haberi ise Çanakkale'den geldi. İddiaya göre kısa dönem askerlik yapan 31 yaşındaki Deniz Yurtsever, terhisine üç hafta kala kalbine ateş ederek intihar etti.
Monday, January 2, 2012
Askerliğe Ne Bir Lira, Ne Bir Saniye
Mehmet Atakan Foça, Mülteci TV, 20/12/2011
Uluslararası Af Örgütü'nün "Haklar İçin Bir Mektup Yaz"
kampanyasında Türkiye ayağında vaka olarak seçilen Halil Savda: "Bedelli
için verilen paralar sağlık harcamalarına, şehirlerin altyapısına,
doğanın korunmasına gitmiyor; silaha, iktidarın kurumlaşmasına gidiyor."
Halil Savda 2004'te vicdani reddini açıkladıktan sonra toplamda 17 ay
cezaevinde yattı. Hakkında açılan üç dava halen sürüyor. Vicdani
reddini ilan ettiği askeri birlikte tecrit hücresinde tutuldu, işkence
gördü.
Uluslararası Af Örgütü, 2011 yılında dünya çapında hakları ihlal
edilen 14 kişi için gerçekleştirilen "Haklar İçin Bir Mektup Yaz"
kampanyasında, "Mektup Yazma Maratonu"nun Türkiye ayağında Halil
Savda'yı seçti. Kampanya boyunca çeşitli ülkelerden aktivistler Savda ve
diğer hak ihlaline maruz kalmış vakalar için mektup yazarak, ülkelerin
hükümetlerine sessiz kalmadıklarını gösterdi.
Halil Savda ile Af Örgütü'nün kampanyasını ve Türkiye'nin vicdani ret gündemini konuştuk.
Labels:
anti militarism,
antiwar,
conscientious objection,
human rights,
law,
objector
Subscribe to:
Posts (Atom)